Yine bir varmış bir yokmuş. Aşkın ızdırabı çokmuş. Rapunzel kuleden kurtulmuş. Sonra elmalar yağmış gökten işte, buraya kadar hep bildiğin hikaye. Gel gelelim şu masalların sonunu hep elmada kesiveriyorlar. Anlatmıyorlar bize gerçekleri. Asıl Mevzu orda başlamıyor mu? İstediklerini elde ettiğinde rengin belli olmuyor mu? Masallarda hep elmada keramet. Anlatsana yazsana… Devamı…

Rapunzeli tanıyanlardan arayan arayana. Herkes de diyor ki benim komşum. Bir tane de arayan çıkmadı işte o benim diye. Ne garip. Bu kadar mı zor acaba itiraf etmek. Sen de hatun kişiysen, hele ki Türkiye’deysen, Rapunzel değil de nesin? Seni de kapatmadı mı ejderhalar, cadılar? Sonra prensimi buldum kurtuldum deyip Devamı…

Kızlardan arayan arayana bugün. Biliyorsunuz bir grubumuz var. Arada toplanıyor çene çalıyoruz. Geçenlerde Rapunzel’den bahsettim diye bozulanlar olmuş. Bizim hikayemiz daha mı az ilginç niye yazmıyor diye kulaklarımı çınlatmışlar. Tamam da ben hangi birinize yetişeyim. Her daim o kokmuş kırmızı şapkasını takan arkadan liselik, önden müzelik kırmızı başlıklı kızı mı, Devamı…

Güya prenses. Garsoniyer’e kapatılmış bir kızcağız aslında. Bilmem kaç metre saçı var, kuaföre gidemiyor. Rezidans kulede suit daire, ama banyo tuvalet kendisi temizliyor. Ha bir de bunları yaparken üstüne bir eşofman çekme lüksü de yok. Tarlatanlı tuvaleti ile bütün gün bekliyor. Yerim öyle prensesliği. Bütün gün beyaz at kolla camda. Devamı…