Önlüğüm Tarz, Tıbbi Müdahale Farz

Aslıhan Yaşarlar tarafından tarihinde yayınlandı

Üniversitede önlükle girdiğimiz laboratuvar derslerimiz vardı. Yaptığımız alt tarafı büretten damla damla birtakım kimyasalları başka kimyasalların üstüne akıtıp, renk dönüşümü görünce alkış kıyamet kendimizi kutlamaktı. Ama o önlüğün havası ve büretin vanasına yaptığımız ince ayarın üzerimizdeki etkisi inanılmazdı. Ders arasında kantinde her birimiz önlüklerimizi çıkarmadan oturur, uzaklara dalar, havalara girer ve sektörde çığır açacak buluşlar yapacağımızı hayal ederdik.
Bendeki beyaz önlük motivasyonu hala aynı seviyededir. Bundan birkaç sene önceydi. Babam hastanede. Yanında refakatçiyim. Her gün sabah yapılan klasik anons geldi. “Refakatçiler odaları terk etsin, doktorlarımız viziteye çıkıp hastaları görecekler”
Ben çıkmak üzere odanın kapısını açtım ki, doktorla burun buruna geldik. A pardon hocam şimdi çıkıyorum derken… Doktor tok sesiyle “Kal! Gitme. Bana yardım lazım” dedi.
Sırf adam beyaz önlük giyiyor diye, iki cümleyle bende cerrahi motivasyon sağladı. Hocam ben ne anlarım demek nedense hiç aklıma gelmedi, peki dedim

Elindeki Bond çantayı masanın üstüne koyunca huylandım aslında biraz. Tamam önlüğü var da, Bond çanta ne alaka? Yine de önlüklü işte. Benim için diplomadan daha sağlam bir delil. Çantadan ameliyat malzemesi çıksa, dese ki “Çekirge….ben yorulunca sen devam edeceksin dikişlere” Asker selamı çakıp -bittabii sayın hocam!- diyeceğim. Adanmışlık seviyemi hayal et artık…
Hocanın önlüğü, bana üniversite yıllarımdaki motivasyonu geri getirdi. Gıda sektöründe henüz çığır açamamıştım ama tıpta şansımı denemek için geç sayılmazdı. Madem hoca da bende o ışığı gördü, kesinlikle bu fırsatı değerlendirmeliydim.
Bond çanta açıldı. İçinden böyle simsiyah örtüyü görüyorum. “Oturtalım beyefendiyi sandalyeye” deyince içimden dedim bu işte bir gariplik var. Ama bak nasıl bir uykusuzluk ve akıl tutulması yaşıyorsam o an; benden yardım istemesine değil de örtünün yeşil olmayışına ve müdahaleyi sandalyede yapacak olmamıza takılıyorum.
Tam o sırada kapı açıldı. Her gün gelen, güler yüzlü ve karizmatik doktorumuz ile arkasındaki suratsız ekibini gördüm. Karizma doktorumuz “Günaydın Ahmet, kolay gelsin. Sen bitir operasyonunu da biz sonra görelim hastamızı” dediğinde duruma uyandım. Bu önlük hastane berberinin önlüğü. Saç sakal traş olsun da moral olsun diye rica etmiştik. Devlet hastanesi olunca berberin önlüğü de doktor eskisi oluyor tabii.
Bond çantadaki siyah örtü de bildiğin saç kesim örtüsü. Dedim ki Ahmet bizıymle değılsiynn. Bu önlükle bu ayakkabı olmamış. Bir stiletto olsaydı iyiydi.

Filmlerde kaçaklar kıyafet değiştiriyor da millet doktor sanıyor filan hani. Hadi leyn bunu nasıl yutuyorlar diyoruz ya. Demeyelim. Beyaz önlük varsa ve hastanedeysen yutuluyor kuzum.


0 yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir