Daha önce yazmıştım. Yine tekrarlamak istedim. Malum, sayımız artıyor ama belki geriye dönük yazılarımdan okumamış olduklarınız vardır (duymamış olayım! Evlerden ırak) diye geri dönüşüm yapayım istedim. Bence biz boşuna yanlış yerlere yatırım yapıyoruz ülke olarak. Ben çözdüm bile. Türk Dil Kurumu meseleye el atacak arkadaş. Vursun masaya yumruğu (alışığız biz Devamı…

İtiraf edelim, kaset sardığında kurşun kalemi sokup, karışan-sıkışan kısmı düzelttiğimizde aldığımız hazzı hiçbir yeni teknoloji vermiyor. Kalem döndükçe çıkan dırrrt gırrrt sesler; gam tasa ne varsa alır götürürdü. Uzay mekiğinde arıza olmuş, tüm dünya nefesini tutmuş seni izlerken, kahraman bünyenle çok hassas bir malzemede muazzam tamirat yapmışsın hissi verirdi. Benim Devamı…

Etiketlerden yıldığım kadar hiçbir şeyden yılmadım. Hele bizim ülkemizde etiketlerin ucu bucağı yok. Kusura bakmasın kimse, ama mantığı da yok. Kıyafetinden becerikliliğe kadar bazen saklaman bazen açığa çıkarman gerekenler çok değişiyor. Bu bazenler de mekan, zaman ve çevre faktörlerine göre sıklıkla değişiyor. Bu mahalle baskısına bir de diğer tarafın etiketlerini Devamı…

Ah Yüreğime kar yağsın, başıma akıl. Güneş, yağmur görmesin, hiç de buzu çözülmesin. Aklım başımda, yüreğim bağrımda kalsın. Soğuk ama sağlam, hafif ama dirayetli olsun Ah yüreğime kar yağsın, başıma akıl Çiçek açmasın, soluk da almasın. Aklım başımda yüreğim bağrımda kalsın. Çiçeksiz ama duru, kalpsiz ama mutlu olayım Ah yüreğime Devamı…