İtiraf edelim, kaset sardığında kurşun kalemi sokup, karışan-sıkışan kısmı düzelttiğimizde aldığımız hazzı hiçbir yeni teknoloji vermiyor. Kalem döndükçe çıkan dırrrt gırrrt sesler; gam tasa ne varsa alır götürürdü. Uzay mekiğinde arıza olmuş, tüm dünya nefesini tutmuş seni izlerken, kahraman bünyenle çok hassas bir malzemede muazzam tamirat yapmışsın hissi verirdi. Benim Devamı…

“Bana yalan söylediğin için değil; sana artık inanmadığım için sarsıldım” demiş Nietzsche. Dur dur sıkılma. Vallahi Asmalı Konak edebiyatına bağlamayacağım. Az sabırlı ol. İki cümle özet geçip fabrika ayarlarıma dönüyorum. Öncelikle konuyu nereden devşirdiğimi; Türkçe meali “çaldığımı” anlatayım. Yazılarımı takip edip, nazik geri bildirimlerini de benden esirgemeyen sevgili Mert Arda Devamı…

Bu mevsim geçişlerini sevmiyorum cidden. Ruh kırık dökük, kalem isyanda, sen iyi olsan sevgilin hasta, dolayısıyla sevişmeler de vesikayla. Sebze/meyve zaten şaşırmış kendi sahasında mı deplasmanda mı? Nesi güzel şimdi bunun? Kontrol bende hastalık olduğundan; değişken sıcaklıklar, değişken yağışlı durumlar ve haldeki sebze meyve fiyatları, tutarsız boğaz/bağırsak florası beni benden Devamı…